Tango, çoğunluk tarafından dansların en klasiği, karizmatiği ve tutkulusu olarak kabul görmüş dans türüdür. Dışarıdan izlediğinizde asalet ve zarafetin insan vücudunda müzikle şekillenişini görebilirsiniz. Ancak bu dansı gerçekten yapanlar için olay çok farklıdır. Kimileri sadece sarılmanın verdiği huzur ve güven duygusunu bulurken, kimileri bir sonraki adımını aşkın ve tutkunun sonsuzluğuna doğru atabilir. Tangonun özgünlüğü de buradan geliyor bence, her insana aynı müziklerle farklı duyguları yaşatabilmesinden.
Hayatımda tangonun yeri her daim çok özel olmuştur, 2012 yılında üniversiteye başlamamla benliğimdeki ve Türk toplumunun bu tarz danslara olan yabancı görüşünün üzerimdeki baskısıyla gittim o dans kaydına. Kesinlikle ilk başta içimde bir korku, bir telaş vardı. Yapabilir miyim? Bende yetenek yok ki? Çevrem ne der? Vücudum uygun değil ki… Gibi bir sürü bahane üretti beynim bu anlarda. Sonra tango ilk müziğin çalışı ile başladı benim için, aldı beni çok daha derin dünyalara, telaşlarımdan soyutlandığım, müziğin hisleriyle yoğunlaşmış farklı hayatların yerine koydu. Tango benim için ilk olarak kazanmaktı; sahip olamadığım aşkı, sevgiyi, dostlukları ve belki yeterli özgüveni kazanmaktı. Aynı zamanda tango benim için kaybetmekti de; yalnızlığımı, korkularımı ve tüm o üzerimdeki baskıları kaybetmeyi de öğretti bana bu dans. En çok sevdirip en çok kazandıran danstı benim için. Bu yüzden hem bir tecrübe hem de hayatın kendisiydi tango. Şuan belki de yeni başlamak isteyenler ya da yeni başlamış olanlar yazımın tamamını abartılı veya anlamsız bulabilirler. Ancak bu dansla biraz zaman geçirdiklerinde, burada demek istediklerimi çok daha net görebilirler.
Herkes için biraz derine inmek gerekirse tango filmlerdeki karizmatik aktör ile güzel kadının duygusal bir parçada yaptığı aşkın dansı olarak görülür. Azda olsa bahsettiklerimden anlayabileceğimiz gibi çok daha fazlası var. Ruhun dansıdır tango. Sarıldığınız da müziğin kulağınızı ilk okşadığı andan bittiği ana kadar gecenin en güzel yürüyüşüdür tango. Gözlerinizi kapattığınızda verdiği huzurdur ya da tüm o bestecilerin yaşadığı aşklar, kırgınlıklar, ayrılıklar ve kavuşamamalarıdır. Karşınızdakinin bedeni, cinsiyeti ya da kimliği değildir tangoda ki partneriniz. Karşınızdakinin aşkları, acıları, yaşanmışlıkları, kazandıkları, kaybettikleri ve en önemlisi müziğidir tango. Tüm bu güzel şeylere rağmen zor bir dans … Ama bunca seneden sonra tüm bu zorluklara değdiğini sizlere söyleyebilirim. Umarım bir gün bu ışık sizlere de dokunur.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *